MİLLİ YEMİN

Siteye Giris Icin Lutfen Foruma Tiklayin

 
AnasayfaPortalSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Ali Kınık Bozkurt Töresi

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Kür Şad
Başkan
Başkan
avatar

Mesaj Sayısı : 37
Kayıt tarihi : 20/03/08
Yaş : 30
Nerden : Bursa

MesajKonu: Ali Kınık Bozkurt Töresi   Cuma Mayıs 02, 2008 1:06 am

Bozkurt Töresi



Bir kurt görün bu gece, rüyanız parçalansın
Bir kutsal ışık görün, riyanız parçalansın
Bir Bozkurt pençesiyle mayanız parçalansın
Beni görün bu gece, bir kurt görün, bir beni
Bize artık susmak yok bir kurt vurun bir beni

Elin ekmeği ile yaşayan kurt kahrolsun
Boynunda tasma izi taşıyan kurt kahrolsun
Kar yağmış dağlarına, üşüyen kurt kahrolsun
Kahrolsun kurt postunu giyen yalancı kuzu
Dağıtanlar kahrolsun kurt sesli ordumuzu

Ne düşlerimiz vardı, bir karayel savurdu
Deli taylarımızı hain oklar devirdi
Yoksa hata yaptıkta Tanrı mı yüz çevirdi?
Ey kurt soylu milletim, ey Tanrı’nın kırbacı!
Bu düzene kanmayın, andolsun ki yalancı

Kaç kere kuşatıldım, dara düştü umudum
Bayrak gibi devrildi, yere düştü umudum
Tanrı’ya dua ettim, kurtlar gibi uludum
Dedim, bu hüsran artık sonuncu olsun, en son
Dayanacak sabrım yok, yüreğim Ergenekon

Hani, Çinli katuna kanan kağan vardı ya?
Hani, şehzadeleri bir bir boğan vardı ya?
Ve tek kalıp sütünü kurttan sağan vardı ya?
Bu destanda ben kimim, siz kimsiniz a beyler?
O susuş neler saklar, bu feryat neler söyler?

Bir gün yerin üstüne gece örtüldüğünde
Binlerce tutsak Bozkurt ipten kurtulduğunda
Mahşeri çığlıklarla gökler yırtıldığında
Bu bizim dönüşümüz, destanımız olacak
Doğmamış çocuklara şerefimiz kalacak

Ey, öz çocukların boynunu sıkan düzen!
Hak kırbacıyla halkın canını yakan düzen
Devşirme dervişlere tekke bırakan düzen
Her hesabın bir tersi, her zulmün süresi var
Bir tilki hükmü varsa, birde kurt töresi var
BİR BOZKURT TÖRESİ VAR!!!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Kür Şad
Başkan
Başkan
avatar

Mesaj Sayısı : 37
Kayıt tarihi : 20/03/08
Yaş : 30
Nerden : Bursa

MesajKonu: Türk'ten Tanrı'ya Elçi   Cuma Mayıs 02, 2008 1:11 am

"ELÇİBEY'E"

Yüce Tanrı,Türk’ü artık arada koymayacak
Bir fark vermiş ve bu farkı geçmişe saymayacak
İki başlı söz olacak,hiçbir baş caymayacak
Yollayan bey,gidilen bey,ve de giden elçi bey
Türklük için Tanrımıza elçi gitti Elçibey
Bey,milletin baki kalsın
Yolun,bahtın açık olsun
Ardınsıra gelen erler,
Beyler,seni beyce bulsun

Dediler ki,bir göç oldu,dağlarca sustum durdum
Bir çift kızıl karanfili bağrıma bastım durdum
Kuş kaçırmaz kementleri boynuma astım,durdum
Ağ yeleli bir at ile göğe çattı Elçibey
Türkler için gök Tanrı’ya elçi gitti Elçibey
Beyim gider,kırk atlıdır
Atlar altın kanatlıdır
Heybesinde gözyaşı var
Beyimin yükü kutludur

Dedim beyim,aman beyim,yüreği koca beyim
Başı dağlar gibi kırçıl,dağlardan yüce beyim
Dün,aşikar;yarın,mechul;ya bu hal nice beyim?
Bir tek Tanrı bilir dedi,yolu tuttu Elçibey
Türkler için Tanrı’mıza elçi gitti Elçibey
Beyim dağlardan geçecek
Kutlu sulardan içecek
Açlar ekmek dilenende
Kandan bir sofra açacak

O,Tanrı’ya balaların derdini anlatacak
Kırkbir parçaya bölünen yurdunu anlatacak
Şu dünyanın namerdini,merdini anlatacak
Ölümlerle ölmeyecek bir yiğitti Elçibey
Türklük için gök Tanrı’ya elçi gitti Elçibey
Bir ak uçmak,kara haber
Kırk Bakü’yü altüst eder
Yas mı tutsam,toy mu etsem
Bey,Tanrı’ya elçi gider

Kapkaranlık bir gecede üç parça ay doğanda
Göğün bütün yıldızları yeryüzüne ağanda
Bütün acun darlanarak bir yüreğe sığanda
Bir susuşla obalara veda etti Elçibey
Türklük için gök Tanrı’ya elçi gitti Elçibey
Beyimin başında börkü
Dilinde Türkçe bir türkü
Erkeklerin ürkeklerden
Veda vakti çıkar farkı


Bir millet ki,sevenini nazdan bıktırır oldu
Bir millet ki,sevenini yere baktırır oldu
Ve bir millet,aşığını dara çektirir oldu
Sevdiğini ne terketti,ne unuttu Elçibey
Türkler için gök Tanrı’ya elçi gitti Elçibey
Beyimin hançeri gümüş
Ne kın görmüş,ne gün görmüş
Şimdi hançeri belinde
Namluya ömrünü sürmüş

Şehit yurdu,benim yurdum,ben de Karabağlı’yam
Kaderini kanla yazan bir milletin oğluyam
Lakin,neçe şehit verem,neçe kara bağlıyam?
Bir fermana ömrü üzre imza attı Elçibey
Türklük için gök Tanrı’ya elçi gitti Elçibey
Bu vedayı kanla yazın
Telini kırın kopuzun
Karabağ’dan gül derleyin
Beyimin yolu çok uzun

Sual ettim,beyim dedim,kavaktan da yay olur mu?
Bu devran ne yaman devran,çingeneden bey olur mu?
Bu devrana uyanların,soyu asil soy olur mu?
Ne,devir bu devir dedi,ne sabretti Elçibey
Türklük için Tanrımıza elçi gitti Elçibey
Atının nalları çelik
Yeleleri belik-belik
Yorulanda,yağmur yağar
Göğün kırkbir yeri delik

Bu ateş de yüzbin çerağ yakmazsa yazık bize
Bir el burca tek bayrağı çekmezse yazık bize
Bu milletten bir tek Hakan çıkmazsa yazık bize
Türk’ün ömrü bir gün değil,doğdu,battı Elçibey
Türkler için gök Tanrı’ya elçi gitti Elçibey
Beyim,halımızı söyle
İki yolumuzu söyle
Bir el atsak,bin umutla
Düşen dalımızı söyle
Şu bozulan töremizi
Ve de ilimizi söyle
Yatak odamıza giren
Dünkü kulumuzu söyle
Yirmisinde saçlarını
Yolan dulumuzu söyle
Örselenmiş kanadımız
Kırık kolumuzu söyle
Bir çözülmez zincir ile
Bağlı dilimizi söyle
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Kür Şad
Başkan
Başkan
avatar

Mesaj Sayısı : 37
Kayıt tarihi : 20/03/08
Yaş : 30
Nerden : Bursa

MesajKonu: Gözlerini Getir   Cuma Mayıs 02, 2008 1:12 am

Gözlerini Getir



Gözlerini getir yarı umutsuzluğum
Yaprak gibi döküleyim önüne
Solayım, beter olayım
Gözlerini getir, Öleyim...


Bilmeden çocukça sevildiğini,
Ve bayram sabahınca beklendiğini,
Kaf Dağı’ndan güneş getirir gibi,
Gözlerini getir.
Getir gözlerini, Öleyim...


Kimsesizim,
İlk kez bu kadar suskunum
Sana söyleyemiyorum
Yıldızlara uzanmışım her akşam
Ve bağlanmış,
Ve kınanmış,
Ve hep karşında yitirmişim.
Ne olur, gözlerini getir
Ustam! Getir gözlerini, Öleyim...


Ben biraz şairim, biraz divane,
Çarmıha gerseler öldüremezler
Sırrım saçımda değil, yüreğimdedir
İstersen dost, istersen düşman gibi
Gözlerini getir.
Ustam! Getir gözlerini, Öleyim...


Ben yine kaybettim, görmüyor musun?
Şafak yangınından yaralı çıktım
Ve ben ustam, Gözlerinle yakılası bir şiire başladım
Kaçtıkça sana döndüm.
Ve artık gülü bıraktım,
Menekşe yaprağını,
Kitaplarımı, Suskun maceramı...
Bu şiir bitsin
Bana, peşini bıraktığım bir hayatı değil,
Gözlerini getir.
Ustam! Getir gözlerini,
ÖLEYİM...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Kür Şad
Başkan
Başkan
avatar

Mesaj Sayısı : 37
Kayıt tarihi : 20/03/08
Yaş : 30
Nerden : Bursa

MesajKonu: Satan Utansın   Cuma Mayıs 02, 2008 1:15 am

Satan Utansın



Kendi öz yurdumda ben miyim garip?
Beni bir köşeye atan utansın
Eğilmiyor diye,kurdu hor görüp,
İti el üstünde tutan utansın!..


Oğlumuz sokağa itiliyorken,
Ve kanına zehir katılıyorken
Yolda kızlarımız satılıyorken
Yatağında rahat yatan utansın!..


Ne canım mühimdi,ne de rahatım
Ne kanım kıymetli,ne de hayatım
Ne bedelim vardı,ne de fiyatım
Beni üç kuruşa satan utansın!..


Ben asiydim,ıslah edemezlerdi
Kurtların üstüne gidemezlerdi
Böyle koyun gibi güdemezlerdi
Beni bu sürüye katan utansın!..

Namusumuza el uzatan varsa,
Böyle durur muyduk,dünyalar dursa
Şu bayrak yerlerde çiğneniyorsa
Ayağa kalkmayan vatan utansın
Bu devri yıkmayan vatan utansın!..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Ali Kınık Bozkurt Töresi   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Ali Kınık Bozkurt Töresi
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
MİLLİ YEMİN :: Kültürel :: Edebiyat :: Şiirler-
Buraya geçin: