MİLLİ YEMİN

Siteye Giris Icin Lutfen Foruma Tiklayin

 
AnasayfaPortalSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 zamana ve devre göre milliyetçilik

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
ergenekon
Başkan
Başkan
avatar

Mesaj Sayısı : 90
Kayıt tarihi : 20/03/08

MesajKonu: zamana ve devre göre milliyetçilik   C.tesi Nis. 12, 2008 4:39 pm

Belki de dünyanın en çalkantılı fikir akımıdır. Eline kalemi alan, karşısında coşkulu kalabalıkları gören, bu Yüce Millete mensubiyet duygusunun şerefinden nasibini alamayan zatlar bile ağzından eksik etmez Milliyetçiliği. Bu zavallılar ya yaşadıkları çağa göre ya da gündemdeki olaylara göre kendilerince isimler verip yorumlamaya çalışırlar, aslında işitmeye tahammülleri olmamasına rağmen. Çünkü tek korkularıdır Türk Milliyetçiliği. Onların mensubiyeti sadece ağabeylerinedir. Tek dertleriyse onlara şirin görünmek ve verilen talimatları harfiyen uygulamaktır. Siyasetçisi oy avcılığı uğruna, sözde aydınlar birilerine şirin görünmek ve tiraj uğruna sürekli yineler dururlar manasını bilmeden. Ama bilmezler ki kalemlerinden dökülen dalkavukluk yazıları aynı zamanda bu memlekete ayrılık tohumlarını eker. Onlar ki bir ödül uğruna satmaya kalkarlar bu Yüce Milleti, Ermeni pazarlarında. Sonra da ellerinde ihanetin nişanı ödüllerle Türkiye’yi uluslar arası arenada çok iyi temsil ettiklerini söylerler. Bu yüce millete hizmetleri bununla da bitmez. Demokrasi havariliği yaparlar. Çıkar derler ki daha çok demokrasi olsa özellikle 301. madde kalksa her sene Nobel alırız. Yani kimilerine göre de yazdığı ne olursa olsun sonucunda ödül almaktır Türk Milliyetçiliği.

Kimilerine göre alt kimlik üst kimlik naralarıyla atılan nutuklarda bölücünün ayağına yol vermek ve sonrada Türkiyeli olmaktır. Bu milletin refahı için para eden kurumları ve toprakları pazarlamaktır. Kimilerine göre ise tehlikeye giren rejimi kurtarmak için, inançlarının gereğini yerine getirmeye çalışan analarımızın, bacılarımızın başörtüsünü çıkarmaktır..! Ama Birileri var ki onların üzerinde özellikle durmak gerekir. Bu Ulusu en az Nazım Hikmet kadar seven(!), Deniz gibi, Hüseyin gibi gözünü budaktan sakınmayan(gerektiğinde askere polise kurşun sıkabilen) özgürlük ve adaletin bekçilerini unutmamak gerekir. Vatan parsel parsel peşkeş çekilirken sesleri çıkmaz ama türban adı geçince hemen Anıtkabir’e koşarlar. Yeminler edilir, sahte gözyaşları dökülür rejimi yıktırmayacağız diye. Şu an onlarda yeni bir renk kattı Türk Milliyetçiliğine. Cep telefonundan mesaj atarsan senden daha büyük milliyetçi olamaz. Ne diyelim söylemesi bizden, eğer 2 kontörünüz varsa denemesi sizden. Vatanı kurtarmak artık sudan ucuz.

Efendiler! Herkes elini vicdanına koysun ve aklıselimle düşünsün. Sizler bu boş tartışmalarla gündemi meşgul ederken vatan elden gidiyor farkında mısınız? Gençliğimiz bir buhranın içinde görüyor musunuz? On yıl sonrasından umutlarını kesmiş durumdalar. Yunan gençliği İstanbul üzerine marşlar yazarken, Ruslar boğazları alacağız diye nutuklar atarken bizim gençliğimizse Türkiye İran mı olacak? Türbansızlar dinsiz midir? Sorularına cevap arıyor. Bu gereksiz tartışmalar milletimizin sadece bugününü değil yarınını da etkileyecektir.

Türk milliyetçiliği değil bir ödül uğruna, dünyaları verseler bile bu cennet vatanı satmamaktır. Kimliklerin altıyla üstüyle uğraşmak değil, Mustafa Kemal feyziyle "Yaradılışımdaki Fevkaladelik Türk Olmamdandır ve ne mutlu Türk’üm diyene," diyebilmektir. Bu Milleti Kürt, Laz, Çerkez diye ayırmadan, en küçük ferdini bile kucaklamaktır. Türk milliyetçiliği ne birileri gibi Rus aşığı olup bu milletin polisine, askerine silah doğrultmak, ne de rejimi bahane ederek sözde Atatürk Milliyetçiliği ışığında bu milletin değerlerine saldırıp, onu kutuplara bölmektir.

Türk Milliyetçiliği bir hayat tarzıdır. Türk’ün istiklali söz konusu olduğunda, Kürşat gibi Kırk Yiğidini alıp yanına Çinlinin sarayını başına yıkmaktır. Mevzu bahis vatan olduğunda elindeki bir ekmeğin yarısını paylaşmak ve feda olsun diyebilmek, kınalı kuzusunu davul zurnalarla askere yolcu edip Albayrağa sarılı tabutu geldiğinde, vatan sağ olsun diyebilmektir. Çağlara Türk mührünü vurup, insanları Allah'tan gayrısına kul olmaktan kurtarıp, Allah niz** dünyaya yaymaktır. Hacı Bektaş gibi sevmek, Yunus gibi kalbiyle görmek ve Mevlana gibi bin kere tövbeni bozsan da gel demektir. Ben değil milletim diyebilmek, en zor şartlar altında bile bu milleti yürekten sevebilmektir. Gün gelip bu sevgi suç sayılıp Yüce Milletin sevdalıları sehpalara sunulsa, tabutluklara konulsa ve Yusufiyelerde unutulsa da herhangi bir zaman ve mekânda yeniden filizlenip buram buram Türk kokmaktır.

Velhasılıkelam;

-Türklerin vatan sevgisiyle dolu olan göğüsleri düşmanların melun ihtiraslarına karşı daima demirden bir duvar gibi yükselecektir.
M. Kemal Atatürk

- Türk Töresinin bir şartı da yüksek vazife duygusudur. Vazifeyi her ne bahasına olursa olsun yapmaktır. Diğer bir şart, toplum uğrunda her çeşit fedakarlığı yapmaktır. Millete hizmet yolunda şahsi menfaatlerden, şahsi zevklerden, şahsi çıkarlardan feragettir, vazgeçmektir. Kişiler kendilerini millet için feda ederler. Türk Milleti'nin büyüklüğü böyle teşekkül etmiştir. Türkiye böyle yaşayacak, böyle yükselecek…
Başbuğ Alpaslan Türkeş

-Milliyetçilik;

Orta Asya bozkırlarına uzanan ulu bir çınardır. Mete’dir, Selçuk beydir, Yavuz’dur, Atatürk’tür. Ziya Gökalp’tir, Atsız’dır, Türkeş’tir. Nene hatun, Antepli Şahin, Köroğludur, Pir Sultan’dır, Baki’dir. Yesevi’dir, Yunus’tur, Hacı Bektaş’tır. Malazgirttir, Mohaçtır, Sakaryadır. Osman beydir, Yıldırımdır, Fatihtir. Gurbetteki Çolpandır, Vahapzadedir. Semahtır, Halaydır, Horondur, Bardır. Zeybektir, Seymendir, Yiğit Dadaştır. Milletine kara sevda ile bağlanmaktır. Binlerce yıllık mirası yürekte taşımaktır. Yok olduğu sanılan bir coğrafyada yeniden doğmaktır. Ve ihtiyaç olduğunda ölümle imtihan olmaktır.
Dr. Devlet Bahçeli

MİLLİYETÇİLİK BUDUR, GERİSİ KÜLLİYEN YALANDIR!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
zamana ve devre göre milliyetçilik
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» FERDİYETÇİLİK İLE TOPLUMCULUK ARASINDA

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
MİLLİ YEMİN :: Fikirler Bölümü ve Tartışma Alanı :: Fikir Bölümü-
Buraya geçin: